GÜNCEL: Roman Strateji Eylem Planı Edirne Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi. Detaylar

GELENEKSEL KIRKPINAR SADECE SÖZDE Mİ KALDI?

TÜM HABERLERTOPLUM

7/9/20262 min read

Geçmiş yıllardan bugüne kadar Edirne'mizde 7'den 70'e herkesin büyük bir heyecanla beklediği Kırkpınar Güreşleri Haftası, ne yazık ki son iki yıldır her geçen gün bu heyecanını kaybettiğini göstermektedir.

Bunu nasıl başardılar bilmiyorum ama "geleneksel" kelimesi artık sadece konuşmalarda ve yazılarda kalmış gibi görünüyor. Teoride var, uygulamada ise eski ruhunu göremiyoruz.

Eskiden Sarayiçi'nde Edirneli vatandaşlarımızın açtığı çay bahçeleri ve stantlar Kırkpınar'a ayrı bir renk katardı. Çalışan kazanır, işletme sahipleri emeklerinin karşılığını alırdı. Dostlar, akrabalar ve misafirler bir çay ya da su içerek sohbet eder, komşuluk, arkadaşlık ve dayanışma kültürü yaşatılırdı.

Lunapark ise çocukların vazgeçilmez heyecanıydı. Günler öncesinden ailelerini Sarayiçi'ne gitmek için ikna etmeye çalışırlardı. Kırkpınar sadece güreş değil, aynı zamanda bir şehir şöleniydi.

Peki bugün ne oldu? Bu güzellikler neden ortadan kalktı?

Bana göre en önemli neden plansızlık, dağınıklık ve tecrübe eksikliğidir.

Bir başka örnek de davetiyeler... Güzel hazırlanmış bir davetiye almak insana değer verildiğini hissettiriyor. Ancak tribüne geldiğinizde yer bulamıyorsunuz.

Çünkü koltuk numarası yok. Kim erken gelirse o oturuyor. Siz lavaboya gittiğinizde bile döndüğünüzde yeriniz başkasına verilmiş olabiliyor.

O halde bu davetiyenin anlamı nedir?

Düzenin olmadığı yerde, bir koltuğa on kişi de talip olur, yüz kişi de... Bu, gelen misafire verilen değeri de gölgeler.

Kırkpınar, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan, asırlardır yaşatılan büyük bir değerdir. Bununla gurur duyuyoruz. Ancak bu köklü mirası, "Ben yaptım oldu." anlayışıyla yönetmek doğru değildir.

Geçmişten gelen gelenekleri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Kırkpınar'ın ruhunu yaşatan değerleri ortadan kaldırmak yerine güçlendirmeliyiz.

Unutulmamalıdır ki;

"Sel gider, kum kalır."

Makamlar ve yetkiler geçicidir. Kalıcı olan ise tarihe bırakılan iz, geleneklere gösterilen saygı ve gelecek nesillere bırakılan mirastır.

Erdem Güyümgüler